🐂 Araf Suresi 133 Ayet Tefsiri
SûreHakkında. A'râf sûresi Mekke'de inmiş olup, 206 (ikiyüzaltı) âyettir. 46. ve 48. âyetlerde A'râf'ta yani cennet ve cehennem ehli arasındaki yüksek bir yerde bulunan insanlardan söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. 1.
Meali A'raf Suresi 133. Ayet Meali, A'raf 133, 7:133 . Namaz Öğreniyorum; Yasin suresi, Yasin suresinin anlamı, tefsiri, yazılışı ve okunuşu ile videolu anlatım. Çocuğunuzun namazı sevmesi için neler yapmalısınız? Örnek etkinlikler. Cenaze namazı nasıl kılınır? Cenaze namazı kılınışı, Özet maddeler halinde anlatım
ARAFSURESİ Surenin adı, 46 ve 48. ayetlerinde geçen bir ifadeye dayanmaktadır. Muhammed Esed Araf Suresi Tefsiri. Bu konuda Suyûtî ve öteki bazı bilginlerin 163-171 arası ayetlerin Medine dönemine ait olduğu yolundaki görüşleri yalnızca tahmine dayandığından pek kabul edilebilir görünmemektedir
OsmanErdoğmuş tarafından yazılan Araf Suresi şiiri ve diğer şair Osman Erdoğmuş şiirleri Antoloji.com'da. İşte bu ayetler doğru okunduğunda Resulullah’ın bu ayetlerin indiği sıradaki ruh fotoğrafı seyredilebilir. 133. Tufan, sel ve su baskınları, ölümlere yol açan su
RAHMNVE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA! Araf suresi Kuran sıralamasına göre yedi nüzul sırasına göre de otuz dokuzuncu sure olup mekkede
BakaraSuresi 133. Ayet. Kuran Dersleri Yazar Hakkında. Abdulaziz Bayındır Rabbimiz! Bize direnme gücü ver. Canımızı da müslüman olarak al.”(Araf 7/126) Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır . İlgili Yazılar. 3. Ali İmran Suresi 7. Ayet 11 Ekim, 2016 Ali İmran Suresi 2. Ayet 27 Nisan, 2016. 2. Bakara Suresi 269. Ayet 26 Nisan
BakaraSuresi tam metin: çevrimiçi okuma, dinleme ve MP3 indirme. - Sayfa 3 - 6 ile 16 arasındaki ayetler. Kuran Kerim; Kuran Ses; Kuran Arama; Kuran. Bakara Suresi. Bakara Suresi: Okuma ve Tefsir ve İndirme. Önceki Sure (Al-Faatiha)
G5pEjT. 7-A'RÂF 133. Ayet فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ آيَاتٍ مُّفَصَّلاَتٍ فَاسْتَكْبَرُواْ وَكَانُواْ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ Fe erselnâ aleyhimut tûfâne vel cerâde vel kummele ved dafâdia ved deme âyâtin mufassalâtin festekberû ve kânû kavmen mucrimînmucrimîne. Bayraktar Bayraklı Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tûfan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular. Edip Yüksel Üzerlerine tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gibi ayrı ayrı işaretler gönderdik. Buna rağmen büyüklük taslamaya devam ettiler ve suçlu bir topluluk oldular. Erhan Aktaş Bunun üzerine, Biz de ayrı ayrı ayetler1 olarak onlara tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp suçlu bir toplum olmaya devam ettiler. 1- Mucizeler, kanıtlar, göstergeler. Muhammed Esed Bunun üzerine, Biz de onlara selleri, çekirge baskınlarını, haşereleri, kurbağaları ve kana dönüşen suyu musallat ettik; hepsi de apaçık ayetler/alametlerdi onlar için ama burunlarını dikip kurumlandılar; çünkü günaha gömülüp gitmiş bir topluluktu onlar. Mustafa İslamoğlu Bunun üzerine Biz de onlara tufanı, çekirge ve kurbağa sürülerini, zararlı böcekleri ve kankırmızı suyu musallat etti; bunlar apaçık mesajlardı, fakat yine büyüklük tasladılar Zira onlar günaha batmış bir topluluktular. Süleyman Ateş Biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak tûfân, çekirge, kımıl haşerât, kurbağalar ve kan gönderdik; ama yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular. Süleymaniye Vakfı Biz de üzerlerine su baskını, çekirge, kımıl ve kurbağa salgını ve kanı, herbiri ayrı ayrı birer gösterge ayet olarak gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlular topluluğu haline geldiler. Yaşar Nuri Öztürk Biz de onlar üzerine, açık mucizeler olarak tufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de kibre saptılar ve günahkar bir topluluk oluverdiler.
A'râf Suresi 132. ayeti ne anlatıyor? A'râf Suresi 132. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...A'râf Suresi 132. Ayetinin Arapçasıوَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ A'râf Suresi 132. Ayetinin Meali AnlamıOnlar Mûsâ’ya şöyle derlerdi “Bizi büyülemek için hangi mûcizeyi getirirsen getir, sana asla inanacak değiliz.”A'râf Suresi 132. Ayetinin TefsiriKıtlık ve açlık Firavun hânedânının başına gelen ilk musibetti. Fakat bundan lazım gelen ibreti alamadılar. İsyan ve taşkınlıklarına devam ettiler. Allah’a ve peygamberine meydan okuyacak kadar ileri gittiler. Hz. Mûsâ’yı sihirbazlıkla itham edip, gözlerini boyamak için ne tür bir mûcize, bir işaret getirirse getirsin, ona asla inanmayacaklarını söylediler. Bu sebeple 133. âyette beyân edilen musibetler, Allah’ın birer kudret nişânesi, varlığının apaçık delilleri olarak onların üzerine peş peşe gelmeye başladı اَلطُّوفَانُ tufan Bir hafta aralıksız devam eden şiddetli bir yağmur yağdı, Nil nehri taştı ve büyük bir sel tufanı meydana geldi. Bu tufan Mısır halkının evlerini basıp hepsini tahrip etti. Fakat İsrâiloğullarına bir zararı cerâd Çekirgeler demektir. Bunlar, bütün yeşil ürünleri yiyip bitirir, araziyi kısa sürede çırılçıplak hale getirirler. Anlaşılan o ki, bu çekirgeler, tufandan sonra biten kuvvetli ve gür ekinleri yiyip kummel Bit, pire ve güve gibi çeşitli cinsteki küçük böceklerdir. Bunlar Firavun kavminin hem bedenlerine hem ürünlerine Musallat olmuşlar, onları son derece sıkıntıya dafâdi Kurbağalar demektir. Her tarafı kurbağalar doldurmuş, âdetâ başlarına kurbağa dem Kan demektir. İçecekleri bütün sular ve Nil nehri kan olarak akmaya çeşitli isyan ve günaha teşebbüs ettikçe, Allah da onlara çeşitli cezalar vermiştir. Bir türlü günahlardan kurtulup temizlenmeye yönelememişlerdir. Esasında onlar, kalp cihetiyle, hakikatin delillerini görmekten uzaklaştırılmak suretiyle cezalandırılmışlardır. Bu ise, zahirlerine dokunan pek çok felâketten daha büyük bir bu musibetler karşısında inkarcı halkın sergilediği tavır pek gülünçtürA'râf Suresi tefsiri için tıklayınız...Kaynak Ömer Çelik TefsiriA'râf Suresi 132. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız... İslam ve İhsan
Araf Suresi, Kuran-ı Kerim'in en uzun üçüncü suresidir. Araf Suresi 10. Ayet ile birlikte bolluk ve bereket için surenin tamamını da okuyabilirsiniz. Sure, Latin harfleriyle şu şekilde yazılır lam mim sad ünzile ileyke fe la yekün fı sadrike haracüm minhü li tünzira bihı ve zikra lil mü'minın ma ünzile ileyküm mir rabbiküm ve la tettebiu min dunihı evliya' kalılem ma tezekkerun kem min karyetin ehleknaha fe caeha be'süna beyaten ev hüm kailun ma kane da'vahüm iz caehüm be'süna illa en kalu inna künna zalimın le nes'elennellezıne ürsile ileyhim ve le nes'elennel murselın le nekussanne aleyhim bi ılmiv ve ma künna ğaibın veznü yevmeizinil hakk fe men sekulet mevazınühu fe ülaike hümül müflihun men haffet mevazınühu fe ülaikellezıne hasiru enfüsehüm bima kanu bi ayatina yazlimun le kad mekkennaküm fil erdı ve cealna leküm fıha meayiş kalılem ma teşkürın le kad halaknaküm sümme savvernaküm sümme kulna lil melaiketiscüdu li ademe fe secedu illa iblıs lem yeküm mines sacidın ma meneake ella tescüde iz emartük kale ene hayrum minhhalaktenı min nariv ve halaktehu min tıyn fehbıt minha fe ma yekunü leke en tetekebbera fıha fahruc inneke mines sağırın enzırnı ila yevmi yüb'asun inneke minel münzarın fe bima ağveytenı le ak'udenne lehüm sıratakel müstekıym le atiyennehüm mim beyni eydıhim ve min halfihim ve an eymanihim ve an şemailihim ve la tecidü ekserahüm şakirın minha mez'umem medhura le men tebiake minhüm le emleenne cehenneme minküm ecmeıyn ya ademüskün ente ve zevcükel cennete fe küla min haysü şi'tüma ve la takraba hazihiş şecerate fe tekuna minez zalimın vesvese lehümeş şeytanü li yübdiye lehüma mavuriye anhüma min sev'atihima ve kale ma nehaküma rabbüküma an hazihiş şecerati illa en tekuna melekeyni ev tekuna minel halidın kasemehüma innı leküma le minen nasıhıyn dellahüma bi ğurur fe lemma zakaş şecerate bedet lehüma sev'atühüma ve tafika yahsifani aleyhima miv verakıl cenneh ve nadahüma rabbühüma e lem enheküma an tilküemş şecerati ve ekul leküma inneş şeytane leküma adüvvüm mübın rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirın ba'duküm li ba'dın adüvv ve leküm fil erdı müstekarruv ve metaun ila hıyn fıha tahyevne ve fıha temutune ve menha tuhracun benı ademe kad enzelna aleyküm libasey yüvarı sev'atiküm ve rışev ve libasüt takva zalike hayr zalike min ayatillahi leallehüm yezzekkerun benı ademe la yeftinennekümüş şeytanü kema ahrace ebeveyküm minel cenneti yenziu anhüma libasehüma li yüriyehüma sev'atihima innehu yeraküm hüve ve kabılühu min haysü la teravnehüm inna cealneş şeyatıyne evliyae lillezıne la yü'minun iza fealu fahışeten kalu vecedna aleyha abaena ballahü emerana biha kul innellahe la ye'müru bil fahşa' e tekulune alellahi ma la ta'lemun emera rabbı bil kıstı ve ekıymu vücuheküm ınde külli mescidiv bedeeküm teudun heda ve ferıkan hakka aleyhimüd dalaleh innehümüt tehazüş şeyatıyne evliyae min dunillahi ve yahsebune ennehüm mühtedun benı ademe huzu zıneteküm ınde külli mescidiv ve külu veşrabu ve la tüsrifu innehu la yühıbbül müsrifın men harrame zınetellahilletı ahrace li ıbadihı vet tayyibati miner rızk kul hiye lillezıne amenu fil hayatid dünya halisatey yevmel kıyameh kezalike nüfassılül ayati li kavmiy ya'lemun innema harrame rabbiyel fevahışe ma zahera minha ve ma betane vel isme vel bağye bi ğayril hakkı ve en tüşriku billahi ma lem yünezzil bihı sültanev ve en tekulu alellahi ma la ta'lemun li külli ümmetin ecel fe iza cae eclühüm la yeste'hırune saatev ve la yestakdimun benı ademe imma ye'tiyenneküm rusülüm minküm yekussune aleyküm ayatı fe menitteka ve asleha fe la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun kezzebu bi ayatina vestekberu anha ülaike ashabün nar hüm fıha halidun men azlemü mimmeniftera alellahi keziben ev kezzebe bi ayatih ülaike yenalühüm nesıybühüm minel kitab hatta iza caethüm rusülüna yeteveffevnehüm kalu eyne ma küntüm ted'une min dunillah kalu dallu anna ve şehidu ala enfüsihim ennehüm kanu kafirın fı ümemin kad halet min kabliküm minel cinni vel insi fin nar küllema dehalet ümmetül leanet uhteha hatta ized daraku fıha cemıan kalet uhrahüm li ulahüm rabbena haülai edalluna fe atihim azaben dı'fem minen nar kale li küllin dı'füv ve lakil la ta'lemun kalet ulahüm li uhrahüm fe ma kane leküm aleyna min fadlin fe zukul azabe bima küntüm teksibun kezzebu bi ayatina vestekberu anha la tüfettehu lehüm ebvabüs semai ve la yedhulunel cennete hatta yelicel cemelü fı semmil hıyad ve kezalike neczil mücrimın min cehenneme mihadüv ve min fevkıhüm ğavaş ve kezalike necziz zalimın amenu ve amilus salihati la nükellifü nefsen illa vüs'aha ülaike ashabül cenneh hüm fıha halidun neza'na ma fı sudurihim min ğıllin tecrı min tahtihimül enhar ve kalül hamdü lillahillezı hedana li haza ve ma künna li nehtediye lev la en hedanellah le kad caet rusülü rabbina bil hakk ve nudu en tilkümül cennetü uristümuha bima küntüm ta'melun nada ashabül cenneti ashaben nari en kad vecedna ma veadena rabbüna hakkan fe hel vecedtüm ma veade rabbüküm hakka kalu neam fe ezzene müezzinüm beynehüm el la'netüllahi alez zalimın yesuddune an sebılillahi ve yebğuneha ıveca ve hüm bil ahırati kafirun beynehüma hıcab ve alel a'rafi ricalüy ya'rifune küllem bisımahüm ve nadev ashabel cenneti en selamün aleyküm lem yedhuluha ve hüm yatmeun iza surifet ebsaruhüm tilkae ashabin nari kalu rabbena la tec'alna meal kavmiz zalimın nada ashabül a'rafi ricaley ya'rifunehüm bisımahüm kalu ma ağna anküm cem'uküm ve ma küntüm testekbirun haülaillezıne aksemtüm la yenalühümüllahü bi rahmeh üdhulül cennete la havfün aleyküm ve la entüm tahzenun nada ashabün nari ashabel cenneti en efıdu aleyna minel mai ev mimma razekakümüllah kalu innellahe harramehüma alel kafirın dınehüm lehvev ve leıbev ve ğarrathümül hayatüd dünya fel yevme nensahüm kema nesu likae yevmihim haza ve ma kanu bi ayatina yechadun le kad ci'nahüm bi kitabin fassalnahü ala ılmin hüdev ve rahmetel li kavmiy yü'minun yenzurune illa te'vıleh yevme ye'tı te'vılühu yekulüllezıne nesuhü min kablü kad caet rusülü rabbina bil hakk fe hel lena min şüfeae fe yeşfeu lena ev nüraddü fe na'mele ğayrallezı künna na'mel kad hasiru enfüsehüm ve dalle anhüm ma kanu yefterun rabbekümüllahüllezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasısev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemın rabbeküm tedarruav ve hufyeh innehu la yühıbbül mu'tedın la tüfsidu fil erdı ba'de ıslahıha ved'uhü havfev ve tamea inne rahmetellahi karıbüm minel muhsinın hüvellezı yürsilür riyaha büşram beyne yedey rahmetih hatta iza ekallet sehaben sikalen suknahü li beledim meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahracna bihı min küllis semerat kezalike nuhricül mevta lealleküm tezekkerun beledüt tayyibü yahrucü nebatühu bi izni rabbih vellezı habüse la yahrucü illa nekida kezalike nüsarrifül ayati li kavmiy yeşkürun kad erselna nuhan ila kavmihı fe kale ya kavmı'büdüllahe ma leküm min ilahin ğayruh innı ehafü aleyküm azabe yevmin azıym meleü min kavmihı inna li nerake fı dalalim mübın ya kavmi leyse bı dalaletüv ve lakinnı rasulüm mir rabbil alamın risalati rabbı ve ensahu leküm ve a'lemü minellahi ma la ta'lemun ve acibtüm en caeküm zikrüm mir rabbiküm ve li tetteku ve lealleküm türhamun kezzebuhü fe enceynahü vellezıne meahu fil fülki ve ağraknellezıne kezzebu bi ayatina innehüm kanu kavmen amın ila adin ehahüm huda kale ya kavmı'büdüllahe maleküm min ilahin ğayruh e fe la tettekun meleüllezıne keferu min kavmihı inna le nerake fı sefahetiv ve inna le nesunnüke minel kazibın ya kavmi leyse bı sefahetüv ve lakinnı rasulüm mir rabbil alemın risalati rabbı ve ene leküm nasıhun emın ve acibtüm en caeküm zikrum mir rabbiküm ala racülim minküm li yünziraküm vezküru iz cealeküm hulefae mim ba'di kavmi nuhıv ve zadeküm fil halkı bestah fezküru alaellahi lealleküm tüflihun eci'tena li na'büdellahe vahdehu ve nezera ma kane ya'büdü abaüna fe'tina bima teıdüna in künte mines sadikıyn kad vekaa aleyküm mir rabbiküm ricsüv ve ğadab e tücadilunenı fı esmain semmeytümuha entüm ve abaüküm ma nezzelellahü biha min sültan fentezıru innı meaküm minel müntezırın enceynahü vellezıne meahü bi rametim minna ve kata'na dabirallezıne kezzebu bi ayatina ve ma kanu mü'minın ila semude ehahüm saliha kale ya kavmi'büdüllahe maleküm min ilahin ğayruh kad caetküm beyyinetüm mir rabbiküm hazihı nakatüllahi leküm ayeten fe zeruha te'kül fı erdıllahi ve la temessuha vi suin fe ye'huzeküm azabün elım iz cealeküm hulefae mim ba'di adiv ve bevveeküm fil erdı tettehızune min sühuliha kusurav ve tenhıtunel cibale büyuta fezküru alaellahi ve la ta'sev fil erdı müfsidın meleül lezınestekberu min kavmihı lillezınes tud'ıfu li men amene minhüm eta'lemune enne saliham murselüm mir rabbih kalu inna bima ürsile bihı mü'minun inna billezı amentüm bihı kafirun akarun nakate ve atev an emri rabbihim ve kalu ya salihu'tina bima teıdüna in künte minel murselın ehazethümür racfetü fe asbehu fı darihim casimın tevella anhüm va kale ya kavmi le kad eblağtüküm risalete rabbı ve nesahtü leküm ve lakil la tühıbbunen nasıhıyn lutan iz kale li kavmihı ete'tunel fahışete ma sebekaküm biha min ehadim minel alemın le te'tuner ricale şehvetem min dunin nisa' bel entüm kavmüm müsrifun ma kane cevabe kavmihı illa en kalu ahricuhüm min karyetiküm innehüm ünasüy yetetahherun enceynahü ve ehlehu illemraetehu kanet minel ğabirın emtarna aleyhim metara fenzur keyfe kane akıbetül mücrimın ila medyene ehahüm şüayba kale ya kavmı'büdüllahe maleküm min ilahin ğayruh kad caetküm beyyinetüm mir rabbiküm fe evfül keyle vel mızane ve la tebhasün nase eşyaehüm ve la tüfsidu fil erdı ba'de ıslahıha zaliküm hayrul leküm in küntüm mü'minın la tak'udu bi külli sıratın tuıdune ve tesuddune an sebılillahi men amene bihı ve tebğuneha ıveca vezküru iz küntüm kalılen fe kesseraküm venzuru keyfe kane akıbetül müfsidın in kane taifetüm minküm amenu billezı ürsiltü bihı ve taifetül lem yü'minu fasbiru hatta yahkümellahü beynena ve hüve hayrul hakimın meleüllezınestekberu min kavmihı le nuhricenneke ya şüaybü vellezıne amenu meake min karyetina ev leteudünne fı milletina kale e ve lev künna karihın alellahi keziben in udna fı milletiküm ba'de iz neccanellahü minha ve ma yekunü lena en neude fıha illa ey yeşaellahü rabbüna vesia rabbüna külle şey'in ılma alellahi tevekkelna rabbeneftah beynena ve beyne kavmina bil hakkı ve ente hayrul fatihıyn kalel meleüllezıne keferu min kavmihı le initteba'tüm şüayben inneküm izel le hasirun ehazethümür racfetü fe asbehu fı darihim casimın kezzebu şüayben ke el lem yağnev fıhellezıne kezzebu şüayben kanu hümül hasirın tevella anhüm ve akle ya kavmi le kad eblağtüküm risalati rabbı ve nesahtü leküm fe keyfe asa ala kavmin kafirın ma erselna fı karyetim min nebiyyin illa ehazna ehleha bil be'sai ved darrai leallehüm yeddaraun beddelna mekanes seyyietil hasenete hatta afev ve kalu kad messe abaenad darraü ves serraü fe ehaznahüm bağtetev ve hüm la yeş'urun lev enne ehlel kura amenu vettekav le fetahna aleyhim berakatim mines semai vel erdı ve lakin kezzebu fe ehaznahüm bima kanu yeksibun fe emine ehlül kura ey ye'tiyehüm be'süna beyatev ve hüm naimun ve emine ehlül kura ey ye'tiyehüm be'süna duhav ve hüm yel'abun fe eminu mekrallah fe la ye'menü mekrallahi illel kavmül hasirun ve lem yehdi lillezıne yerisunel erda mim ba'di ehliha el lev neşaü esabnahüm bi zünubihim ve natbeu ala kulubihim fe hüm la yesmeun kura nekussu aleyke min embaiha ve le kad caethüm rusülühüm bil beyyinat fe ma kanu li yü'minu bima kezzebu min kabl kezalike yatbeullahü ala kulubil kafirın ma vecedna li ekserihim min ahd ve ev vecedna ekserahüm le fasikıyn beasna mim ba'dihim musa bi ayatina ila fir'avne ve meleihı fe zalemu biha fenzur keyfe kane akıbetül müfsidın kale musa ya fir'avnü innı rasulüm mir rabbil alemın ala el la ekule alellahi illel hakk kad ci'tümü bi beyyinetim mir rabbiküm fe ersil meıye benı israıl in künte ci'te bi ayetin fe'ti biha in künte mines sadikıyn elka asahü fe iza hiye su'banüm mübın nezea yedehu fe iza hiye beydaü lin nazırın meleü min kavmi fir'avne inne haza le sahırun alım ey yuhriceküm min erdıküm fe maza te'mürun ercih ve ehahü ve ersil fil medaini haşirın bi külli sahırin alım caes seharatü fir'avne kalu inne lena le ecran in künna nahnül ğalibın neam ve inneküm le minel mükarrabın ya musa imma en tülkıye ve imma en nekune nahnül mülkıy elku fe lemma elkav seharu a'yünen nasi vesterhebuhüm ve cau bi sıhrin azıym evhayna ila musa en elkı asak fe iza hiye telkafü ma ye'fikın vekaal hakku ve betale ma kanu ya'melun ğulibu hünalike venkalebu sağırın ülkıyes seharatü sacidın amenna bi rabbil alemın musa ve harun fir'avnü amentüm bihı kable en azene leküm inne haza le mekrum mekertümuhü fil medıneti li tuhricu minha ehleha fe sevfe ta'lemun ükattıanne eydiyeküm ve ercüleküm min hılafin sümme le üsallibenneküm ecmeıyn inna ila rabbina münkalibun ma tenkımü minna illa en amenna bi ayati rabbina lemma caetna rabbena efrığ aleyna sabrav ve teveffena müslimın kalel meleü min kavmi fir'avne e etezru musa ve kavmehu li yüfsidu fil erdı ve yezerake ve alihetek kale senükattilü ebnaehüm ve nestahyı nisaehüm ve inna fevkahüm kahirun musa li kavmihisteıynu billahi vasbiru innel erda lillah yurisüha mey yeşaü min ıbadih vel akıbetü lil müttekıyn uzına min kabli en te'tiyena ve mim ba'di ma ci'tena kale asa rabbüküm ey yühlike adüvveküm ve yestahlifeküm fil erdı fe yenzura keyfe ta'melun le kad ehazna ale fir'avne bis sinıne ve naksım mines semerati leallehüm yezzekkerun iza caethümül hasenetü kalu lena hazih ve in tüsıbhüm seyyietüy yettayyeru bi musa ve mem meah e la innema tairuhüm ındellahi ve lakinne ekserahüm la ya'lemun kalu mehma te'tina bihı min ayetil li tesharana biha fe ma nahnü leke bi mü'minın erselna aleyhimüt tufane vel cerade vel kummele ved dafadia ved deme ayatim müfessalatin festekberu ve kanu kavmem mücrimın lemma vekaa aleyhimür riczü kalu ya mused'u lena rabbeke bima ahide ındek le in keşefte annar ricze le nü'minenne leke ve le nürsilenne meake benı israıl keşefna anhümür ricze ila ecelin hüm baliğuhü iza hüm yenküsun minhüm fe ağraknahüm fil yemmi bi ennehüm kezzebu bi ayatina ve kanu anha ğafilın evrasnel kavmellezıne kanu yüstad'afune meşarikal erdı ve meğaribehelletı barakna fıha ve temmet kelimetü rabbikel husna ala benı israıle bima saberu ve demmerna ma kane yesneu fir'avnü ve kavmühu ve ma kanu ya'rişun cavezna bi benı israilel bahra fe etev ala kavmiy ya'küfune ala asnamil lehüm kalu ya musec'al lena ilahen kema lehüm aliheh kale inneküm kavmün techelun haülai mütebberum ma hüm fıhi ve batılüm ma kanu ya'melun eğayrallahi ebğıyküm ilahev ve hüve feddaleküm alel alemın iz enceynaküm min ali fir'avne yesumuneküm suel azab yükattilune ebnaeküm ve yestahyune nisaeküm ve fı zaliküm belaüm mir rabbiküm azıym vaadna musa selasıne leyletev ve etmemnaha bi aşrin fe temme mıkatü rabbihı erbeıyne leyleh ve kale musa li ehıyhi harunahlüfnı fı kavmı ve aslıh ve la tettebı' sebılel müfsidın lemma cae musa li mıkatina ve kelemehu rabbühu kale rabbi erinı enzir ileyk kale len teranı ve lakininzur ilel cebeli fe inistekarra mekanehu fe sevfe teranı felemma tecella rabbühu lil cebeli cealehu dekkev ve harra musa saıka felemma efaka kale sübhaneke tübtü ileyke ve ene evvelül mü'minın ya musa innistafeytüke alen nasi bi risalatı ve bi kelamı fe huz ma ateytüke ve küm mineş şakirın ketebna lehufil elvahı min külli şey'im mev'ızatev ve tefsıylel li külli şey' fe huzha bi kuvvetiv ve'mür kavmeke ye'huzha bi ahseniha seürıküm daral fasikıyn an ayatiyellezıne yetekebberune fil erdı bi ğayril hakk ve iy yerav külle ayetil la yü'minu biha ve iy yerav sebıler rüşdi la yettehızuhü sebıla ve iy yerav sebılel ğayyi yettehızuhü sebıla zalike bi ennehüm kezzebu bi ayatina ve kanu anha ğafilın kezzebu bi ayatina ve likail ahırati habitat a'malühüm hel yüczevne illa ma kanu ya'melun kavmü musa mim ba'dihı min huliyyihim ıclen cesedel lehu huvar e lem yerav ennehu la yükellimühüm ve la yehdıhim sebıla ittehazuhü ve kanu zalimın lemma sükıta fı eydıhim ve raev ennehül kad dallu kalu leil lem yerhamna rabbüna ve yağfir lena lenekunenne minel hasirın lemma racea musa ila kavmihı ğadbane esifen kale bi'sema haleftümunı mim ba'dı e aciltüm emra rabbiküm ve elkal elvaha ve ehaze bi ra'si ehıyhi yecürrühu ileyh kalebne ümme innel kavmestad'afunı ve kadu yaktülunenı fe la tüşmit biyel a'dae ve la tec'alnı meal kavmiz zalimın rabbığfir lı ve li ehıy ve edhılna fı rahmetike ve ente erhamür rahımın tehazül ıcle seyenalühüm ğadabüm mir rabbihim ve zilletün fil hayatid dünya ve kezalike neczil müfterın amilüs seyyiati sümme tabu mim ba'diha ve amenu inne rabbeke mim ba'diha le ğafurur rahıym lemma sekete am musel ğadabü ehazel elvah ve fı nüshatiha hüdev ve rahmetül lillezıne hüm li rabbihim yerhebun musa kavmehu seb'ıyne racülel li mıkatina felemma ehazethümür racfetü kale rabbi lev şi'te ehlektehüm min kablü ve iyyay e tühliküna bima feales süfehaü minna in hiye illa fitnetük tüdıllü biha men teşaü ve tehdı men teşa' ente veliyyüna fağfir lena verhamna ve nete hayrul ğafirın lena fı hazihid dünya hazenetev ve fil ahırati inna hüdna ileyk kale azabı üsıybü bihı men eşa' ve rahmetı vesiat külle şey' fe seektübüha lillezıne yettekune ve yü'tunez zekate vellezıne hüm bi ayatina yü'minun yettebiuner rasulen nebiyyel ümmiyyellezı yecidune mektuben ındehüm fit tevrati vel incıli ye'müruhüm bil ma'rufi ve yenhahüm anil münkeri ve yühıllü lehümüt tayyibati ve yüharrimü aleyhimül habaise ve yedau anhüm ısrahüm vel ağlalelletı kanet aleyhim fellezıne amenu bihı ve azzeruhü ve nesaruhü vetteveun nurallezı ünzile meahu ülaike hümül müflihun ya eyyühen nasü innı rasulüllahi ileyküm cemıanillezı lehu mülküs semavati vel ard la ilahe illa hüve yuhyı ve yümıtü fe aminu billahi ve rasulihin nebiyyil ümmiyyellezı yü'minü billahi ve kelimetihı vettebiuhü lealleküm tehtedun min kavmi musa ümmetüy yehdune bil hakkı ve bihı ya'dilun katta'nahümüsnetey aşrate esbatan ümema ve evhayna ila musa izisteskahü kavmühu enıdrib bi asakel hacer fembeceset minhüsneta aşrate ayna kad alime küllü ünasim meşrabehüm ve zallelna aleyhimül ğamame ve enzelna aleyhimül menne ves selva külu min tayyibati ma razaknaküm ve ma zalemuna ve lakin kanu enfüsehüm yazlimun iz kıyle lehümüskünu hazihil kayete ve külu minha haysü şi'tüm ve kulu hıttatüv vedhulül babe sücceden nağfirleküm hatıy'atiküm senezıdül muhsinın beddelellezıne zalemu minhüm kavlen ğayrallezı kıyle lehüm fe erselna aleyhim riczem mines semai bima kanu yazlimun anil karyetilletı kanet hadıratel bahr iz ya'dune fis sebti iz te'tıhim hıytanühüm yevme sevtihim şürraav ve yevme la yesbitune la te'tıhim kezalike nebluhüm bima kanu yefsükun iz kalet ümmetüm minhüm lime teızune kavmenillahü mühlikühüm ev müazzibühüm azaben şedıda kalu ma'ziraten illa rabbiküm ve leallehüm yettekun nesu ma zükkiru bihı enceynellezıne yenhevne anis sui ve ehaznellezıne zalemu bi azabim beısim bima kanu yefsükun atev amma nühu anhü kulna lehüm kunu kıradetem hasiın iz teezzene rabbüke le yeb'asenne aleyhim ila yevmil kıyameti mey yesumühüm suel azab inne rabbeke le serıul ıkab ve innehu le ğafurur rahıym katta'nahüm fil erdı ümema minhümüs salihune ve minhüm dune zalike ve belevnahüm bil hasenati ves seyyiati leallehüm yarciun halefe mim ba'dihim hayfüv verisül kitabe ye'huzune arada hazel edna ve yekulune se yuğferulena ve iy ye'tihim aradum mislühu ye'huzuh e lem yü'haz aleyhim mısakul kitabi el la yekulü alellahi illel hakka ve derasu ma fıh ved darul ahıratü hayrul lillezıne yettekun e fela ta'kılun yümessikune bil kitabi ve ekamüs salah inna la nüdıy'u ecral muslihıyn iz netaknel cebel fevkahüm keennehu zulletüv ve zannu ennehu vakıum bihım huzu ma ateynaküm bi kuvvetiv vezküru ma fıhi lealleküm tettekun iz ehaze rabbüke mim benı ademe min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim elestü bi rabbiküm kalu bela şehidna en tekulu yevmel kıyameti inna künna an haza ğafilın tekulu innema eşrake abaüna min kablü ve künna zürriyyetem mim ba'dihim e fetühliküna bima fealel mübtılun kezalike nüfessılül ayati ve leallehüm yarciun aleyhim nebeellezı ateynahü ayatina feneseleha minha fe etbeahüş şeytanü fe kane minel ğavın lev şi'na le rafa'nahü biha ve lakinnehu ahlede ilel erdı vettebea hevah fe meselühu ke meselil kelb in tahmil aleyhi yelhes ev tetrukhü yelhes zalike meselül kavmillezıne kezzebu bi ayatina faksusıl kasasa leallehüm yetefekkerun meselenil kavmüllezıne kezzebu bi ayatina ve enfüsehüm kanu yazlimun yehdillahü fe hüvel mühtedı ve mey yudlil fe ülaike hümül hasirun le kad zera'na li cehenneme kesıram minel cinni vel insi lehüm kulubül la yefkahune biha ve lehüm a'yünül la yübsırune biha ve lehüm azanül la yesmeune biha ülaike kel en'ami bel hüm edall ülaike hümül ğafilun lillahil esmaül husna fed'uhü biha ve zerullezıne yülhıdune fı esmail seyüczevne ma kanu ya'melun mimmen halakna ümmetüy yehdune bil hakku ve bihı ya'dilun kezzebu bi ayatina senestedricühüm min haysü la ya'lemun ümlı lehüm inne keydı metın ve lem yetefekkeru ma bi sahıbihim min cinneh in hüve illa nezırum mübın ve lem yenzuru fı melekutis semavati vel erdı ve ma halekallahü min şey'iv ve en asa ey yekune kadıkterabe ecelühüm fe bi eyyi hadısim ba'dehu yü'minun yudlilillahü fe la hadiye leh ve yezeruhüm fı tuğyanihim ya'mehun anis saati eyyane mürsaha kul innema ılmüha ınde rabbı la yücellıha lil vaktiha illa hu sekulet fis semavati vel ard la te'tıküm illa bağteh yes'eluneke keenneke hafiyyün anha kul innema ılmüha ındellahi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun la emlikü li nefsı nef'av ve la darran illa ma şaellah ve lev küntü a'lemül ğaybe lesteksertü minel hayr ve ma messeniyes suü in ene illa nezıruv ve beşırul li kavmiy yü'minun halekaküm min nefsiv vahıdetiv ve ceale minha zevceha li yesküne ileyha felemma teğaşşaha hamelet hamlen hafıfen fe merrat bih felemma eskalet deavellahe rabbehüma lein ateytina salihal lenekunenne mineş şakirın atahüma salihan ceala lehu şürakae fıma atahüma fe tealellahü amma yüşrikun yüşrikune ma la yahlüku şey'ev ve hüm yuhlekun la yestetuy'une lehüm nasra v ve la enfüsehüm yensurun in ted'uhüm ilel hüda la yettebiuküm sevaün aleyküm e deavtümuhüm em entüm samitun ted'une min dunillahi ıbadün emsalüküm fed'uhüm felyestecıbu leküm in küntüm sadikıyn lehüm ercülüy yemşune biha em lehüm eydiy yebtışune biha em lehüm a'yünüy yübsırune biha em lehüm azanüy yesmeune biha kulid'u şürakaeküm sümme kıduni fela tünzırun veliyyiyallahüllezı nezzelel kitabe ve hüve yetevelles salihıyn ted'une min dunihı la yestetıy'une nasraküm ve la enfüsehüm yensurun in ted'uhüm ilel hüda la yesmeu ve terahüm yenzurune ileyke ve hüm la yübsırun afve ve'mür bil urfi ve a'rıd anil cahilın imma yenzeğanneke mineş şeytani nezğun festeız billah innehu semiun alım iza messehüm taifüm mineş şeytani tezekkeru fe izahüm mübsırun ıhvanühüm yemüddunehüm fil ğayyi sümme la yuksırun iza lem te'tihim bi ayatin kalu lev lectebeyteha kul innema ettebiu ma yuha ileyye mir rabbı haza besairu mir rabbiküm ve hüdev ve rahmetül li kavmiy yü'minun iza kuriel kur'anü festemiu lehu ve ensıtu lealleküm türhamun rabbeke fı nefsike tedardruav ve hıyfetev ve dunel cehri minel ğafilın ınde rabbike la yestekbirune an ıbadetihı ve yüsebbihune hu ve lehu yescüdun
❬ Önceki Sonraki ❭ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلطُّوفَانَ وَٱلْجَرَادَ وَٱلْقُمَّلَ وَٱلضَّفَادِعَ وَٱلدَّمَ ءَايَٰتٍ مُّفَصَّلَٰتٍ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ Diyanet İşleri Başkanlığı Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik. Hiçbirinden ders almadılar. Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular. Meallere göre Araf Suresi 133. Ayet Tüm Mealler Araf 133 Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Araf 133 Diyanet İşleri Başkanlığı Araf 133 Elmalılı Hamdi Yazır Araf 133 Ali Fikri Yavuz Araf 133 Diyanet Vakfi Araf 133 Elmalılı Hamdi Yazır Sade Araf 133 Elmalılı Hamdi Yazır Sade 2 Araf 133 Fizilal-il Kuran Araf 133 Hasan Basri Çantay Araf 133 İbni Kesir Araf 133 Ömer Nasuhi Bilmen Araf 133 Tefhim-ul Kuran Araf 133 Kuran Yolu Araf 133
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Feerselnâ aleyhimu-ttûfâne velcerâde velkummele ve-ddafâdi’a ve-ddeme âyâtin mufassalâtin festekberû vekânû kavmen mucrimîneBunun üzerine, ayrıayrı mucize olmak üzere onlara tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gönderdik, fakat ululanıp inanmaya tenezzül etmediler ve zaten de suçlu bir topluluktu onlar. Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler ve musibetler olarak üzerlerine tufan kasırga felaketi, ekinleri ve meyveleri yiyip bitiren çekirge sürüleri, buğday güvesi gibi haşereleri, gökten kurbağa ve kan yağıvermesi gibi musibetleri musallat kıldık. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkâr bir kavim olmayı terk etmediler. Bunun üzerine biz de onlara, selleri, çekirge baskınlarını, haşereleri, kurbağaları ve kana dönüşen suyu musallat ettik. Hepsi de apaçık alametlerdi onlar için, ama burunlarını dikip kibirlendiler. Çünkü günaha gömülüp gitmiş bir topluluktu de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri, mûcizeleri olmak üzere, başlarına tûfanlar, çekirgeler, haşereler, kurbağalar ve kan âfetleri musallat ettik. Yine de büyüklük taslamayı, serkeşliği, zorbalığı, diktatörlüğü terketmediler. İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu ve günahkâr bir kavim olmaya devam Kur’an-ı Kerim, 17/101; 27/ ayrı ayrı alametler olarak üzerlerine tufan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik. Ama onlar yine büyüklük tasladılar ve suçlular toplumu üzerine, ayrı ayrı mucizeler ayetler olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat ettik. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim de, kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere, başlarına sel felâketi tufan, ekinlerine çekirge, haşerat, evlerine kurbağa ve sularına kan gönderdik. Yine de inad ettiler, kibirlendiler. Onlar öyle mücrimler gürûhu üzerine Biz de onların üzerine tufan, çekirge, bit özellikle meyve biti, kurbağa ve kan yağdırdık; açık mucizeler olarak onlara gösterdik. Fakat kibirlendiler ve inanmadılar. Çünkü onlar mücrim azgın ve suçlu bir toplum de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tûfan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim azap gelince, dediler ki Ey Musa ! Tanrın sana söz verdiği üzere, ona yalvar da bizden bu azabı kaldırır isen, sana inan ederek, Yakup oğullarını seninle göndeririz»Bunun üzerine biz de onlara, ayrı ayrı birer mucize olarak tufan su baskını, hayatı felç eden çekirge sürüsü, ürünlere zarar veren böcekler, kurbağalar ve sularını kızıla boyayan kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayarak günahkâr bir toplum ve halkına gönderilen bu felaketlerin mahiyetlerinin herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Bunlarla ilgili detay açıklamalar tamamen İsrailiya... Devamı..O vakit biz ânlara tûfân, çekirge, kurd, kurbağa ve kan gönderdik, bunlar ’alâmât-ı zâhire idi, fakat kibir itdiler yine mücrim üzerine su baskınını, çekirgeyi, haşeratı, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat kıldık; yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik. Hiçbirinden ders almadılar. Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşere, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular. Mısırlılar Hz. Musa’ya inanmadıkları için Allah Teâlâ onlara yağmur ve sel tufanı gönderdi, bilahare sırasıyla çekirge, haşere, kurbağalar gönderdi k... Devamı..Üzerlerine tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gibi ayrı ayrı işaretler gönderdik. Buna rağmen büyüklük taslamaya devam ettiler ve suçlu bir topluluk çağda da bu uyarıcı işaretleri alıyoruz. Cinsel ilişkilerde sınır tanımamamızın sonucu ortaya çıkan, kandaki bağışıklık sistemini etkisiz ... Devamı..Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim suçlu bir kavim de kudretimizin ayrı ayrı âyetleri olmak üzere başlarına tufan gönderdik, çekirge gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik yine inad ettiler ve çok mücrim bir kavm oldularBunun üzerine, Biz de ayrı ayrı ayetler¹ olarak onlara tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp mücrim² bir toplum olmaya devam Mucizeler, kanıtlar, göstergeler. 2- “Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlaya... Devamı..Bunun üzerine biz de, ayrı ayrı alâmetler olmak üzere, başlarına tuufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan gönderdik. Böyle iken yine îman etmeyi kibirlerine yediremediler. Onlar öyle günahkârlar güruhu biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak; tûfan, çekirge, haşerât, kurbağalar ve sularına kan gönderdik, buna rağmen büyüklük tasladılar ve bir günahkârlar topluluğu oldular.11Allah, Firavun kavmine evvelâ yağmur ve sel felâketini, sonra sırayla, her yeri istîlâ edecek çoklukta bulutlar hâlinde çekirge, haşerât ve kurbağ... Devamı..Sonra bizde onlara, suçlu bir topluluk oldukları için, ortalığı yerle bir eden tufanı, çekirgeleri, haşaratı, kurbağaları ve kanı açıklayıcı işaretler mucizeler olarak gönderdik. Sonra, yoldan çıkmış bir topluluk oldukları için yine de üzerine Biz de onların üzerine su baskınını, çekirgeleri keneleri, kurbağaları, kanı gönderdik ki bunların herbiri ayrı bir belge idi. Onlar yine de büyüklük tasladılar. Onlar suçlular takımı üzerine Musa onlara beddua etmekle biz de tufanı, çekirgeyi, keneyi [⁵], kurbağaları, kanı ayrı ayrı, birbiri ardınca mucize olmak üzere gönderdik. Yine onlar imanı kibirlerine yediremediler, günahkâr kavim oldular.[5] Veya ufak karınca, küçük de onların üzerine ayrı ayrı mucizeler [âyât] olarak su baskınları [tûfân], çekirge, haşere, kurbağalar ve kan gönderdik ama yine de büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağalar ve kan gönderdik de yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk de, her biri başlı başına birer mûcize olarak, üzerlerine günlerce sel suları boşaltan tufanı, her yeri kaplayarak hayatı felç eden sürü sürü çekirgeleri, ürünleri mahveden zararlı böcekleri, nehirleri ve şehirleri dolduran kurbağaları ve içme sularını kızıla boyayan kanı gönderdik. Fakat bütün bu uyarılara karşılık, küstahça kibirlenip sürekli suç işleyen bir topluma ayrı âyetler / mü’cizeler olmak üzere Kan’ı, Kurbağalar’ı, Haşerât’ı, Çekirgeler’i ve Tufan’ı üzerilerine gönderdik. Buna rağmen büyüklendiler; suçlu bir kavim çeşitli zamanlarda oluşan sel baskınları, çekirge, zararlı böcek ve kurbağa sürüleri, irin gibi akan sular, hep birer gönderme idi. Ama büyüklenmeye devam ettiler, giderek tam bir suç toplumu olup çıktılar. Yaşadığınız zamanlara bir bakın! Ayrı ayrı zamanlarda başınıza neler geldi. Tufanlar yaşadınız. Ürünlerinize çekirgeler saldırdı. Yaşadığınız yerleri haşereler bastı. İçtiğiniz kullandığınız suları kurbağalar istila etti. Kendi içinizde huzursuzluklar oluştu. İç isyanlar yaşadınız. İç savaşlarda birçok insan öldü. Birlikte yaşadığınız toplumlarla, başka toplumlarla aranıza kan girdi. Bunlar sizin istediğiniz şeyler miydi? Bunlar için başımıza gelen felaketler demediniz mi? Başınıza gelen bütün felaketler üzerinde düşünmeniz gereken, aklınızı başınıza getirecek delillerdi. Unutmayın ki; bizim koyduğumuz, her an dinamik bir şekilde aksamadan işleyen yasalarımızın gereği başınıza bolluk veya felaket getiren her şey, yine bizim değişmez yasalarımızın sonucudur. Bizim yasamız sizin için önemli ayetlerdir. Sizler ayetlerimizi doğru değerlendirip kendinize çeki düzen vereceğinize yanlış yorumlar yapıyorsunuz. Halâ gerçekleri anlamıyor musunuz? Dünyanın yasasını yönetmek sizin elinizde değildir. Dünyanın da, şu gördüğünüz gökyüzünün de yasasını biz yönetiriz. Öyleyken niçin bireysel toplumsal hayatınızın yasasında da Rabbinizin yasasına uymuyorsunuz?Bunun üzerine biz de ayrı ayrı ayetler mucizeler olarak üzerlerine tufan, çekirgeler, haşereler, kurbağalar ve kan göndermiştik. Yine de kibirlenmeye devam etmişlerdi; zaten onlar suçlu bir de her biri kudretimizin birer işareti olarak onlara; tûfân,¹ çekirge, haşereler,² kurbağalar ve kan³ mûcizeleri gönderdik. Fakat böbürlendiler ve Hakk’a inanmayarak günâhkâr bir toplum, Tufan Dönen her şey için kullanılır. Ancak daha çok şiddetli su ve yağmur için kullanılır. Nitekim toplu ölüm, kıran, kolera, çiçek hastalığı ve sa... Devamı..Bunun üzerine, Biz de onlara selleri, çekirge [baskınlarını], haşereleri, kurbağaları ve kan[a dönüşen suyu] musallat ettik; ⁹⁶ [hepsi de] apaçık ayetler/alametlerdi onlar için ama burunlarını dikip kurumlandılar; çünkü günaha gömülüp gitmiş bir topluluktu Bu afetlerin paralel bir tasviri için bkz. Kitâb-ı Mukaddes, Çıkış üzerine biz de onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık mesajlar olarak musallat ettik. Buna rağmen onlar yine de büyüklendiler. Onlar zaten günaha dalmış bir toplum idi. 7/130, 17/101Bunun üzerine Biz de onlara tufanı,[¹²⁴⁸] çekirge ve kurbağa sürülerini, zararlı böcekleri ve kankırmızı suyu musallat ettik; bunlar apaçık mesajlardı, fakat yine de büyüklük tasladılar Zira onlar günaha batmış bir topluluktular.[1248] Tufan, “insanı çepeçevre kuşatan felaket” Râğıb. Ya da “felaket nedeniyle kitlesel ölümler” Tâc. Buna Mısır’ın hem saadeti hem felaketi ola... Devamı..Artık Biz onların üzerine ayrı ayrı harikalar olmak üzere tufanı, çekirgeleri, böcekleri, kurbağaları, kan gönderdik. Yine böbürlendiler ve günahkârlar olan bir kavim de kudretimizin ayrı ayrı delilleri olarak onların üzerine tufan gönderdik, çekirgeler gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik. Yine de inad edip büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular. [17, 101; 27, 12] {KM, Çıkış 7 ve 12. bölümler; Mezmurlar 105;28-36}Firavun halkına gönderilen bu felaketlerin gerek nitelikleri, gerek süreleri hakkında, Kur’ân’da hiçbir bilgi ve işaret bulunmuyor. İsrailiyat kaynakl... Devamı..Biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak Tufan, Çekirge, Kımıl haşerat, Kurbağalar ve Kan gönderdik; ama yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk üzerlerine şiddetli yağmurlar, çekirge, kehle, kurbağa ve kan gönderdik. Bunlar birbirinden ayrı mu'cizelerdi. Bunlara karşı da kibir gösterüb îmân itmediler. Onlar mücrim kavim de üzerlerine su baskını, çekirge, kımıl ve kurbağa salgını ve kanı, herbiri ayrı ayrı birer gösterge ayet olarak gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlular topluluğu haline yüzden onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık işaretler olarak musallat ettik. Buna rağmen büyüklendiler. Onlar zaten suçlu bir toplum de onlara ayrı ayrı mucizeler olarak tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler ve bir mücrimler güruhu olup de onlar üzerine, açık açık mucizeler olarak tufan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de kibre saptılar ve günahkâr bir topluluk viribidük anlaruñ üzere śu ŧufānıñ daħı çegürge daħı buġday biti daħı ķurbaġalar daħı ķan nişānlar ķaçınılmışlar pes boyun virmediler daħı oldılar bir ķavm gönderdük anlar üstine ṭāūnı, daḫı çekirgeyi, ḳurādları daḫıḳurbaġaları, daḫı ḳanı gönderdük biri birinden ayrılmış āyetler. Pes büyük‐lendiler, daḫı anlar yaman ḳavm‐ ayrı-ayrı mö’cüzələr üzrə onlara tufan, əkinlərinə çəyirtkə və həşərat, evlərinə, yeməklərinə qurbağa və çeşmələrinə, kəhrizlərinə qan göndərdik. Onlar yenə də iman gətirməyi özlərinə sığışdırmayıb kafir bir tayfa We sent them the flood and the locusts and the vermin and the frogs and the blood a succession of clear signs. But they were arrogant and became We sent plagues on them Wholesale Death,1090 Locusts, Lice, Frogs, And Blood Signs openly1091 self-explained but they were steeped in arrogance,- a people given to Tufan = a widespread calamity, causing wholesale death and destruction. It may be a flood, or a typhoon, or an epidemic, among men or cattle. Per... Devamı..
araf suresi 133 ayet tefsiri