🐒 Kadınlar Ihram Namazı Kılar Mı
İkinci grup olarak; 1)Bayram namazı ve cuma namazı cemaatle kılınacak. Şu tedbirlere dikkat etmeliyiz. Abdesti namazdan hemen önceye bırakılmamalı, abdest evde alınmalıdır.
1 Kadın, namaza dururken, ellerini omuzlarına kadar kaldırır. Sağ el parmaklarını sol bilek üzerine halka yapmaz. Sağ eli, sol el üzerinde olarak göğüs üstüne koyar. 2- Rükuya eğilirken ayaklarını birleştirmez. Rükuda az eğilir, belini başı ile düz tutmaz, dizlerini büker. Ellerini dizleri üstüne koyar, dizlerini
Âdetgören kadınlar adetli bulundukları süre İçinde kılamadıkları namazları İçin de sevap kazanırlar mı? Allah kadınların adetli olduğu zamanlarda namazı bırakmalarını dilemiştir. Kadınlar nasıl namaz emrini yerine getirirlerken sevap kazanıyorlarsa Allah'ın dileğine uyarak namazı terk etmelerinden de sevap kazanırlar.
Bayram namazı kadınlara farz mı soruları ilgi görüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı konuya ilişkin detayları açıkladı. 08.07.2022 - 11:08 | Son Güncellenme: 08.07.2022 - 11:08
Kadınlarbayram namazı kılar mı Bayram namazı evde kılınır mı Bayram namazı nasıl kılınır elite (dizi) - ekşi sözlük 年9月9日 Okulun öğrencilerinin tamamının tanınan ve maddi yönden geliri olan ailelerin çocuklarından oluşmasının yanı sıra bu okula gitmeye hak kazanan 3.
Cuma namazı, akıllı, ergenlik çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim (misafir olmayan) erkeklere farzdır. Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar cuma namazı kılmakla yükümlü değildirler. Ancak kılmaları hâlinde bu namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı
Kadınlardaİhram Var mı ? Kadınlar İhrama Nasıl Girerler ? Kadınların normal elbiseleri ihram olarak sayılmaktadır. Ekstra bir şey giymelerine gerek yoktur. İhram ile alakalı aşağıdaki hususların haricinde kadınlar da erkekler gibidir. Her türlü dikişli elbise, eldiven, çorap ve mest giyebilirler.
Vvge6OH. KADIN GİREBİLİR AMA TEŞVİK ETMEK YANLIŞ Bildiğiniz gibi Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ailelerinin önemli günlerde kadir gecesi gibi mescitte olmasını istemiş böylelikle kadınların camilere girebileceği, namaz kılabileceği öğretmiştir. Bu gün bazıları bu örneklerden yola çıkarak kadınların camiye teşvik edilmesi hususunu savunurlar. Hâlbuki Peygamber Efendimiz böyle bir uygulama yapmakla birlikte kadınları hiçbir zaman camiye çağırmadığı gibi namazlarını evlerinde kılmaları için teşvik etmiştir. Şimdi bu konuda özellikle diyanetin ve bazı hocaların zikrettiği hadis-i şerifi ele alalım ve izahına bakalım. KADINLARIN NAMAZA GELME HADİSİ VE İZAHI Diyanetin hutbelerine ve aynı zihniyetteki hocaların sohbetlerine konu yaptığı hadiste Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadınların vakit namazına değil “bayram namazına” gelmeleri hususunda şöyle buyurmuştur “Allah’ın kadın kullarını Allah’ın mescidlerinden engellemeyin.” Şimdi hadisin bu kısmına göre kadınlar bayram namazına gelmek isterler ise engellenmemeleri manası çıkıyor. Hocalar da hep bu kısmı alıyorlar. Evet, doğrudur. Ama hadisin devamı da vardır, şöyle devam etmektedir “Evlerinden çıktıkları zaman ziynetsiz olarak, yani koku sürünmeksizin ve tesettüre riayet ederek çıksınlar.” Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/16, 36; Buhari, Cuma 13; Müslim, Salat 136; Ebu Davud, Salat 52, İbni Mace, Sünnet 2; İbn Huzeyme, Sahih II/90; Taberani, el-Mu’cem’ül-kebir, V/248 Hadisi şerif kadınları bayrama katılmaları için teşvik etmiyor, gelmek isteyenlerin alıkoyulmaması isteniyor. Bu bir… Diğer bir husus ise kadınlar koku sürünmeden ve tesettürlerine dikkat edecek şekilde bayrama iştirak etsinler buyruluyor. Bu gün kadınların bu şartı yerine getirmesi mümkün mü? Elbette hayır… Bu gün kadınların tesettür namına üzerine aldıkları şeyin tesettürle yakından uzaktan alakası olmadığı gibi, yaydıkları kokuların da ne derecede rahatsız edici olduğu sizce malumdur. İşte bu sebeple bu gün kadınların cemaate iştirakı daha vahim bir tablo oluşturur. Diyanetin, kadınları bu hususta bilinçlendirmeyip kuru kuruya camiye çağırması ise dikkat çekicidir. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in zevcesi Aişe Radıyallahu anhâ şöyle demiştir Eğer Resûlullah, kadınların süslenme, giyinme ve koku sürünmeden yana ihdas ettiklerini görseydi, İsrail oğullarının kadınlarının men edildiği gibi onları mescide çıkmaktan men ederdi. Senedde adı geçen Yahya, Amrâ’ya; “İsrail oğullarının kadınları men edildiler mi idi?” dedim, O da “evet” cevabını verdi, demiştir. Buhârî, ezan 163; Müslim, salât 144; Tirmizî, cum’a 35; Muvatta, kıble Ebu Davud Diyanet İşleri Başkanlığının kendi ilmihalinde kadınların Cuma kılma meselesinde bakın ne yazıyor “Bu meselede dikkate alınması gereken ikinci nokta, Hz. Peygamber’in uygulamasına ve on dört asırlık geleneğin durumuna bakılmasıdır. Hz. Peygamber’in, kadınları cuma namazı kılmakla yükümlü tutup tutmadığının bilinmesi, başlı başına bağlayıcı olmasının yanında, aynı zamanda, belirleyici bir karîne değerine de sahip olacaktır. İlk dönemlere ilişkin bütün literatür, kadınların zaman zaman cuma namazına katıldıklarını, fakat Hz. Peygamber’in kadınları cuma namazı kılmakla yükümlü tutmadığını çok açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in cuma namazının kadın, çocuk, hasta ve köle dışında, cemaat içerisinde bulunan her müslümana farz olduğunu bildiren bir sözü de bulunmaktadır Ebû Dâvûd, I, 280; Hâkim, I, 425. Hz. Peygamber’in bu söz ve uygulaması, kadınların genel hitap içerisinde yer aldığı görüşünü öne sürenler tarafından hâricî bir karîne olarak değerlendirilmiş ve âyetin genel ifadesini daralttığı söylenmiştir. Öte yandan, on dört asırlık süreç içerisinde, kadınların cuma namazı kılması gerektiğini söyleyen hiçbir âlim çıkmamıştır. Bu durum, kadınların cuma namazı kılmakla yükümlü olmadıkları konusunda bir icmâ gerçekleştiğini göstermektedir. Fakat bizim asıl söylemek istediğimiz böyle bir icmâın bulunması değil, belki ilâve olarak, hiçbir toplumda, hiçbir kültürde ve Sünnî veya gayr-i Sünnî hiçbir mezhepte farklı bir görüşün ortaya çıkmamış olmasıdır.” MECBUR ETMEK YANLIŞTIR İlmihalin konuyla alakalı son kısmında ise çok çarpıcı bir tesbit yapılıyor “Fakat cuma namazını kadınlara farz haline getirerek onları cuma namazı kılmaya mecbur etmek, hiçbir sebeple olmasa bile, asırlarca süregelen geleneği gereksiz yere ve haksız olarak hiçe saymak olduğu için yanlıştır ve asılsızdır.” KADINLARIN EVDE KILMALARI TEŞVİK EDİLMİŞTİR ”Kadınlarınızı mescidlerden men etmeyiniz. Bununla birlikte evIerinde namaz kendileri için daha hayırlıdır.” Müslim, salât 135, 138, 140; İbn Mâce, mukaddime 2; Ahmed b. Hanbel, II, 43, 90,140. Sünen-i Ebu Davud Abdullah İbn Mes’ud’dan Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir “Kadının özel odasında kıldığı namaz evin salonunda kıldığı namazından, eşyalarının gizlendiği daha özel odada kıldığı namaz da Özel odasında kıldığı namazdan daha efdaldir.” Kütüb-i sitte içinde sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir. İbn Huzeyme, sahîh, III, 94-96. CAMİDE KILACAKLARSA… Evet, görüldüğü üzere Yahudiler gibi ibadethaneden uzaklaştırılmamış ama camiye de çağırılmayıp, evde ve evin en müstesna yerinde namaz kılmaları teşvik edilmiştir. Çünkü kadının bir mekânda olan varlığı erkeklerin dikkatini çeker. Hele koku, tesettür gibi şartlar da yerine gelmiyorsa ortalık toz duman olur. İbadet, ibadetten çıkar. Kadınlar camiye gelecekse bile yerleri ayrı olmalıdır. îbn Ömer’den; demiştir ki; Resûlullah “Şu kapıyı kadınlara bıraksak” buyurdu. Nafi dedi ki; “İbn Ömer ölünceye ka¬dar bu kapıdan bir daha girmedi.” SAFLARKadının en çok sevap alanı, erkeklere en uzak olan saftır Ebû Hüreyre rivâyete göre, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu “Erkek saflarının en hayırlısı birinci saf, en az sevaplısı ise sonuncu saftır. Kadın saflarının en hayırlısı son saf olup en sevâbı az olan ise erkeklere en yakın olan saftır.” Nesâî, İmame 20 Tirmîzî Bu konuda Câbir, İbn Abbâs, İbn Ömer, Ebû Saîd, Übey, Âişe, Irbad b. Sariye ve Enes’den de birer hadis rivâyet Ebû Hüreyre’nin bu hadisi hasen sahihtir.
Namaz dininmizin vakitlerde belirli şekillerde yerine getirilen namaz ibadeti İslam'da büyük öneme sahiptir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ilmihalde yer alan bilgilere göre namaz nasıl kılınır?Namaz nasıl kılınır? Resimli namaz anlatımı- Diyanet İşleri Başkanlığı'nın namaz anlatımı görsellerle NASIL KILINIR?1. NİYET EDİLİRÖrnek olarak sabah namazının iki rek’at farzının kılınışı resimlerle anlatılmış, erkek ve kadınların farklı hareketleri belirtilmiştir. İki rek’atli bir namazdaki hareketler ile diğer namazlardaki hareketler arasında fark olmadığından onların resimlerle anlatılmasına gerek duyulmamıştır. Sabah Namazının Farzının Kılınışı Birinci Rek’at 1 Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür. 2 Kamet getirilir. Erkekler için “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya” diye niyet edilir.
Kadınlar beş vakit namazla yükümlü olmakla birlikte cuma, bayram ve cenaze namazlarından muaf tutulmuşlardır. Beş vakit namazı cemaatle kılmak yerine, evde kılmalarının üstün tutulması başka bir kolaylıktır. Namazlarda, kadınların erkeklerden farklı olarak yaptıkları fiil ve davranışları şu şekilde özetleyebiliriz. Abdest veya boy abdesti almada iki cins arasında önemli bir ayrılık yoktur. Ancak saçları uzun kadınların boy abdesti alırken, meliklerini söküp sarkan saçlarını yıkamaları gerekmez. Belki suyun saç diplerine, yani başın deri kısmına ulaşması yeterlidir. bk. Müslim, Hayz, 58; Ebu Davud, Tahare, 120; Döndüren, Delilleriyle islam ilmihali, İstanbul 1991, s 168. Kadınların namaz için ezan ve kamet okuma zorunluluğu yoktur. Bu yüzden kadının okuyacağı bir ezan iade edilmelidir. Namazda, erkeklerin yalnız göbek ile diz kapak arasını örtmeleri farz iken, kadınların el, yüz ve topuktan aşağı ayakları dışında tüm bedenlerini bolca bir giysi ile örtmeleri gerekir. Kadınlar, başlangıç tekbirini alırken ellerini, parmak uçları omuz hizasına gelecek kadar kaldırır ve ellerini göğüsleri üstüne bağlarlar. Bu durum, onların daha iyi örtünmelerine yardımcı olur. Ruküda, kadınlar ellerini dizleri üzerine koymakla yetinirler. Yine rukuda erkekler bacaklarını dik tutarken, kadınların dizleri biraz bükük bulunur ve buna bağlı olarak, onların arkaları da biraz yukarıya meyilli bulunmuş olur. Secde aralarında veya birinci ya da son oturuşlarda, kadınlar sol ayaklarını sağ yanlarına yatık tutarak yere otururlar. Bu durum, onların daha iyi örtünmesine yardımcı olur. Hz. Peygamber döneminde erkekler gibi kadınlar da beş vakit namazı cemaatle kılmak üzere mescide gidiyordu. Allah'ın Rasülü ashabına namaza çıkmak isteyen kadınlara engel olunmamasını bildirmiştir. bk. Müslim, Salal, 135, 138, 140; Ebü Davud, Salat, 52; ibn Mace, Mukaddime, 2; Hanbel, l, 40, II, 43, 90, 140. Ancak bununla birlikte; "kadınların en hayırlısı, mescidi, evlerinin içi olandır." Hanbel, VI, 297, 301. buyurarak, kadınların ibadetlerini evlerinde yapmalarının daha faziletli olduğuna işaret etmiştir. Bu duruma göre, kadınlar namaz için mescide gitmekle, evde kılmak arasında serbest bırakılmış, ancak namaz için cemaate katılmak isteyen kadınlara da engel olunmaması istenmiştir. Bu yüzden mezhep müctehitleri kadınların cemaate çıkmalarını "fitne korkusu" ile birlikte değerlendirerek, kimileri kadını tam olarak evdeki ibadete yöneltmiş, kimisi ise cemaate şartlı çıkışı caiz görmüştür. Mesela; Ebü Hanife'ye göre yaşlı kadınlar sabah, akşam ve yatsı namazlarına devam edebilir. Öğle ve ikindi namazları ise bazı fasıkların da katılımı ile kadınlar için fitneye yol açabilir. Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ise yaşlı kadınların bütün vakit namazlarına katılmasını caiz görmüştür. Sonraki hanefî fakihleri zamanın bozulması nedeniyle kadınların cuma ve bayram namazlarına katılmalarını mekruh saymışlardır. bk. İbnü'l-Humam.' I, 529; el-Meydani, el-Lübab, l, 83; İbn Abidîn, l, 529; Döndüren, s 293; 294. Bununla birlikte bu namazlara katılırlarsa namazları geçerli olur ve ayrıca öğle namazı gerekmez. Erkekler bulunmaksızın kadınların yalnız başına cemaat oluşturup namaz kılmaları mekruhtur. Bununla birlikte cemaat yapmak isterlerse imam olacak kadın, aralarında durur, ileri geçmez, ancak bu mekruhtur. Kadınların kendi aralarında cemaat oluşturmak yerine evlerinde tek başına kılmaları daha faziletlidir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur "Kadının namazını evinde kılması dışarıda kılmasından daha faziletlidir. İç odasında kılması da evin diğer kısımlarında kılmasından daha faziletlidir." Ebü Davud, Salat, 53,199. Diğer yandan cenaze namazı tekrarlanmayan bir namaz olduğu için kadınlar cemaatı tarafından da kılınabilir. Kadın ay halinde veya lohusalık günlerinde namaz kılmaz. Bu günlere rastlayan namazlar düşmüş olur. Allah elçisi, Fatıma binti Ebî Hubeyş'e şöyle, buyurmuştur "Hayız gördüğün zaman namazı bırak." Buharî, Hayz, 19, 24, Vudü, 63; Müslim, Hayz, 62. Yine aybaşı veya lohusa olan kadın ramazan orucunu tutmaz ve daha sonra kaza eder. Hz. Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir "Biz Rasulullah devrinde adet görüyorduk. Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk." Buharî, Hayz, 20; Ebu Davud, Tahare, 104. Yine hayızlı kadın hacc'da tavaf yapamaz. Buharî, Hayz, 1,7, Hacc, 71, Edahî, 3, 10; Müslim, Hacc, 119,120. Kur'an-ı Kerîm okuyamaz el-Vakıa, 56/79; Tirmizî, Tahare, 98; İbn Mace, Tahare, 105. mescide giremez İbn Mace, Tahare, 92; Darimî, Vudu, 116. eşi ile cinsel ilişkide bulunamaz el-Bakara, 2/222. ve eşi onu boşayamaz. bk. et-Talak, 65/1; el-Kasanî, Bedayiu's- Sanayi', l, 44; İbnü'l-Hümam, l, 54,57, 61; İbn Abidîn, l, 158 vd. Bununla birlikte çoğunluğa göre boşama tasarrufu geçerli olur. Kaynak Hamdi DÖNDÜREN, Aile İlmihali, Erkam Yayınları Kaynak Osman Ersan, İslam'da Kadının Değeri ve Hakları, Altınoluk Dergisi.
NOT Aşağıdaki Anlatımda Sabah Namazının Sünneti Örnek Yapılmalı?Nelere Dikkat Edilmeli? -Hangi Namaz Kılınacaksa Ona Niyet EdilmeliÖrneğin; “Niyet Ettim Allah Rızası İçin Bugünkü Sabah Namazının Sünnetini Kılmaya” -Namaz Kılınacak Yerin ve Kıyafetlerimizin Temiz Olmasına-Niyet Ederken Kalpten Niyet Etmek Dil İle Niyet Edilmez-Kıble’ye Dönük ve Ayakların Açık Olmasına “Allahu Ekber” diyerek tekbir getirilir-Ayaklar Yine Açık, Vücut Diktir-Ellerin Omuz Hizasında ve Avuç İçlerinin Kıble’ye Dönük Olmasına -Tekbir Alındıktan Hemen Sonra İki El Göğüs Üzerinde Birleştirilerek Kıyam’a Geçilir-Öncelikle “Sübhaneke” ardından “Euzü Besleme” Çekilerek “Fâtiha” Suresi Okunur ve Sonra “Zamm-ı Sure” Okunur-Ayaklar Açık-Parmaklar Kapalı ve Düz Olarak Sağ Eli Sol Elin Üzerine Konulur-Gözler Secde Edilecek Yerden Ayrılmamalıdır -“Zamm-ı Sure” Okunduktan Sonra “Allahu Ekber” diyerek “Rüku” ya Eğilinir-Üç Kere”Sübhane Rabbiye-l Azıym” Denir -Ayaklar Az Açık-Baş Sırt Hizasına Gelmeyecek Şekilde Az Eğik, Dizler ve Dirsekler Hafif Bükük,Gözler Ayak Ucuna Bakmalıdır-El Parmakları Kapalı Şekilde Dizler Tutulmaz Sadece Eller Dizin Üzerine Gelecek Şekilde Baldıra Koyulur -Rükudan Doğrulurken “Semi Allahü Limen Hamideh” denir-Tam Dik Duruma Gelince “Rabbena Lekel Hamd” denir -Ayaklar Az Açık-Gözler Secde Edilecek Yere Bakmalıdır -Daha Sonra “Allahu Ekber” Diyerek Secdeye Varılır-Üç Defa “Sübhane Rabbiye-l Âlâ” Denir -Baş, İki Elin Arasında, Alın ve Burun Yere Değecek, El Parmakları Birleşik ve Kıble’ye Doğru Bakmalıdır-Dirsekler, Vücuda Yapışık ve Yere Değecek Vaziyette Olmalıdır-Ayaklar, Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Olmalıdır -Secde’den Sonra “Allahu Ekber” Denerek Oturuşa Geçilir -Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Durumda ve Ayakların Üzerinde Değil Yere Oturulur-Avuçlar Dizin Üzerinde ve Parmaklar Serbest Durumda Olmalıdır -Kısa Bir Süre Bekledikten Sonra “Allahu Ekber” Diyerek Tekrar Secdeye Gidilir ve Tekrar Üç Defa “Sübhane Rabbiye-l Âlâ” denir-Daha Sonra “Allahu Ekber” Diyerek İkinci Rekata Kalkılır -Baş, İki Elin Arasında, Alın ve Burun Yere Değecek, El Parmakları Birleşik ve Kıble’ye Doğru Bakmalıdır-Dirsekler, Vücuda Yapışık ve Yere Değecek Vaziyette Olmalıdır-Ayaklar, Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Olmalıdır -“Besmele” Çekilir ve “Fâtiha” Okunur-Ardından “Zamm-ı Sure” Okunur-Ayaklar Açık-Parmaklar Kapalı ve Düz Olarak Sağ Eli Sol Elin Üzerine Konulur-Gözler Secde Edilecek Yerden Ayrılmamalıdır -“Zamm-ı Sure” Okunduktan Sonra “Allahu Ekber” diyerek “Rüku” ya Eğilinir-Üç Kere”Sübhane Rabbiye-l Azıym” Denir -Ayaklar Az Açık-Baş Sırt Hizasına Gelmeyecek Şekilde Az Eğik, Dizler ve Dirsekler Hafif Bükük,Gözler Ayak Ucuna Bakmalıdır-El Parmakları Kapalı Şekilde Dizler Tutulmaz Sadece Eller Dizin Üzerine Gelecek Şekilde Baldıra Koyulur -Rükudan Doğrulurken “Semi Allahü Limen Hamideh” denir-Tam Dik Duruma Gelince “Rabbena Lekel Hamd” denir -Ayaklar Az Açık-Gözler Secde Edilecek Yere Bakmalıdır -Daha Sonra “Allahu Ekber” Diyerek Secdeye Varılır-Üç Defa “Sübhane Rabbiye-l Âlâ” Denir -Baş, İki Elin Arasında, Alın ve Burun Yere Değecek, El Parmakları Birleşik ve Kıble’ye Doğru Bakmalıdır-Dirsekler, Vücuda Yapışık ve Yere Değecek Vaziyette Olmalıdır-Ayaklar, Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Olmalıdır -Secde’den Sonra “Allahu Ekber” Denerek Oturuşa Geçilir -Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Durumda ve Ayakların Üzerinde Değil Yere Oturulur-Avuçlar Dizin Üzerinde ve PArmaklar Serbest Durumda Olmalıdır -Kısa Bir Süre Bekledikten Sonra “Allahu Ekber” Diyerek Tekrar Secdeye Gidilir ve Tekrar Üç Defa “Sübhane Rabbiye-l Âlâ” denir -Baş, İki Elin Arasında, Alın ve Burun Yere Değecek, El Parmakları Birleşik ve Kıble’ye Doğru Bakmalıdır-Dirsekler, Vücuda Yapışık ve Yere Değecek Vaziyette Olmalıdır-Ayaklar, Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Olmalıdır – Daha Sonra “Allahu Ekber” Diyerek Oturuşa Geçilir-Sırasıyla “Ettehıyatü” “Allahümme Salli” “Allahümme Barik” ve “Rabbena” Duaları Okunur -Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Durumda ve Ayakların Üzerinde Değil Yere Oturulur-Avuçlar Dizin Üzerinde ve Parmaklar Serbest Durumda Olmalıdır -Dualar Okunduktan Sonra Önce Sağa Dönülür ve “Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah” diyerekk Selam Verilir -Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Durumda ve Ayakların Üzerinde Değil Yere Oturulur-Avuçlar Dizin Üzerinde ve Parmaklar Serbest Durumda Olmalıdır -Daha Sonra Sola Dönülür ve “Esselamü Aleyküm Ve Rahmetullah” Diyerek Selam Verilir-Selamdan Sonra “Allâhümme entesselamü ve minkes-selam tebarekte ya zel-celali vel-ikram” Denir ve Namaz Eda Edilmiş Olur -Üstü Yere Gelecek Şekilde ve Her İkiside Sağa Yatık Durumda ve Ayakların Üzerinde Değil Yere Oturulur-Avuçlar Dizin Üzerinde ve Parmaklar Serbest Durumda Olmalıdır
Kadınlar ile Erkeklerin Namaz Kılarken Farklılıkları Nelerdir? İbn Nüceym, el-Bahru’r Raik isimli eserinde şöyle der Kadınlar, on hususta erkeklere aykırı davranırlar. Kadın ve Erkekler Göre Namaz Hususundaki Farklıkları Kadınlar namaza başlarken ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırlar. Erkekler ise kulakları hizasına kadar kaldırırlar. Kadınlar kıyamda ellerini, sağ eli sol eli üzerinde olacak şekilde göğüslerinin altına koyarlar. Erkekler ise sağ elin baş ve serçe parmağı ile sol elin bileğini kavrayıp göbeklerinin altına koyarlar. Kadınlar secdede karınlarını baldırlarından uzaklaştırmazlar. Erkekler ise uzaklaştırırlar. Kadınlar Secdede koltuk altları görünecek şekilde kollarını yanlarından uzaklaştırmazlar. Erkekler ise koltuk altının beyazı görünecek şekilde uzaklaştırırlar. Kadınlar teşehhüt oturuşunda ellerini, dizkapaklarını tutacak şekilde baldırları üzerine koyarlar. Erkekler ise ellerini baldırları üzerine koyarlar. Kadınlar teşhhütte, teverrük ederek otururlar. Erkekler ise sol ayakları üzerine otururlar ve sağ ayaklarını dikerler. Kadınlar rükuda parmaklarını açmazlar. Erkekler ise parmaklarını açarak dizlerini kıvırırlar. Kadınlar erkeklere imam olamazlar. Erkekler ise hem erkeklere hem de kadınlara imam olabilirler. Kadınların kendi başlarına cemaat yapmaları mekruhtur. Erkeklerin cemaat yapmaları ise vacip kuvvetinde müekket sünnettir. Kadınlar kendi başlarına cemaat yapacak olurlarsa imam ortalarında durur. Erkekler cemaat yaptıklarında ise imam önlerine geçer. Başa dön tuşu
kadınlar ihram namazı kılar mı